“Elbette hepimiz farklıyız ve hepimizin yollarla iliÅŸkisi deÄŸiÅŸiktir. Kimileri seyahatin kendisinden çok ona hazırlanmanın ve onun hayalini kurmanın heyecanını sever, kimileri için gidilen yerdeki eÄŸlenceler ve aktiviteler yolun kendisinden daha önemlidir, kimileri de kımıldamaya üşenir, bütün hayatını aynı kasaba veya semtte tüketir, seyahat edenlerin harcadığı enerjiye neredeyse acıyarak bakar…Gitmek baÅŸlı başına bir heyecandır. Sık sık uzun yollara giden, dolayısıyla yabancılarla tanışma olanağı bulan insanların, sadelik, mütevazılık, hoÅŸgörü ve mizah duyguları geliÅŸir…Çünkü yol, ancak çıkıldığında hükmü sürülen bir taht, bittiÄŸinde yenisini arzulatan hayati bir bağımlılık, kahve ve kitap kadar keyifli bir tiryakilik.”*

EÄŸer siz de pek çok çift gibi “baharda niÅŸan-yazın düğün-tatil yerine balayı” kombinasyonunu uygulamayı planlıyorsanız, ÅŸu sıralarda ev ve düğün hazırlıklarının yanı sıra balayı için de fikirler geliÅŸtirmeli hatta yolculuk planınızı ve gerekliyse rezervasyonlarınızı yapmaya baÅŸlamalısınız.
Balayı da bütün yolculuklar gibi öğreticidir. Ancak balayı, evliyken çıkılan ilk seyahat olduğu için bence çok özeldir. Alıştığınız ortamdan ve insanlardan uzakta baş başa olmak, beraber maceralara atılmak, dinlenmek ya da eğlenmek yeni eşinizle ilişkinize büyük katkıda bulunabilir. Yolculuk sayesinde daha evliliğinizin başında olmanıza rağmen şimdiden güzel anılar biriktirmeye başlarsınız. Evlililik macerasının da beraber çıkılan çok uzun bir yolculuk olduğunu düşünürsek, balayı daha anlamlı bir hale geliyor. Bu nedenle balayını evlilik hayatının minik bir provası olarak düşünüp onu güzelleştirmeye çalışmak hoş bir fikir olabilir.
*Buket Uzuner, Yolda, s.15
